Makaleler

Super User tarafından yazıldı. Kategori: haberüst
Yayınlanma: 14 Mart 2015 Gösterim: 1642
Yazdır

Emeklilerin sorunları ve çözüm önerileri

 

Biz Türkiye Emekli Öğretmenler Derneği Genel Merkezi Olarak İstanbul Kadıköy’de ikamet etmekteyiz.  Kamu yararına çalışır statümüz var.

Şubelerimiz  ve temsilciliklerimiz var. Hedef kitlemiz 300.000 emekli öğretmendir.

Köy Enstitülü ve Öğretmen Okullu  eğitim anlayışı ile aydınlanmacı bir

Gelenekten geliyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları ile başlayan  Türkiye Cumhuriyetinin  demokratikleşmesinden, sosyal hukuk devleti olmasından yanayız. Bu anlamda tarafız.

   Soma-Yırca köyü Muhtarı Zeytin katliamını duyururken kendisinin emekli öğretmen olduğunu söylediğinde 24 Kasım öğretmenler gününü Yırca köyünde Muhtarla birlikte kutlamaya karar verdik ve Yırca’ya giderek bunu gerçekleştirdik.

 

    Biz emekliler  yoksulluk sınırı ile açlık sınırı arasında olup daha çok yoksulluk sınırında yaşam güçlüğü çekmekteyiz.

Biliyoruz ki emekli öğretmenlerin içinde bulunduğu ekonomik,özlük ve sosyal sorunların çözümü için örgütlenerek  mücadele etmek gerekir. Bilkiyoruz ki  10 milyon emekli oyları ve duruşu ile  hükümetleri değiştirebilir.

    Eskiden hükümetler, sorunları çözmeye çalışıyoruz derlerdi.Sonra da ömürleri yetmezdi.Halbu ki şu andaki iktidar12 yıldır yönetiyor.  Her konuda tam yetkili. Olanaklı.  Ancak iktidar enflasyon karşısında günlük 1TL artışı  uygun buluyor.

Avrupa emeklilerinin yaşam düzeylerini yakalamayı zorlamamız gerek. İnsan hakları evrensel bildirgesine dayanarak  farkındalık yaratmalıyız.

 

 

    İnsanca yaşamaya yetecek emekli aylığı olmalı. Devletin sağlık ve sosyal hizmetlerinden yararlanmak için her bireyden çalışırken SGK’ya prim kesilir.Ancak emekli olduktan sonra emekli, bu haklardan nasıl  sağlıklı yararlanamıyor olduğunu günlük yaşama bakarsak anlarız.Zaten bu anlamda olumsuzlukları  yaşıyoruz.Emekliler olarak yaşam mücadelesi veriyoruz. Sağlık sorunları giderek artan emekliler  katkı payları da ödedikleri halde  hastanelerde sürünüyorlar.

 

Gıda maddeleri tarladan markete gelinceye kadar 5-6 kat artıyor.

Ziraat Odaları Başkanı diyor ki: Portakal tarlada 42 krş.Markette 225 krş.

   Konut sorunu malum.  Elektrik,su  makbuzları benzinde(%60). olduğu gibi vergilerle artıyor.

Aktif çalışma döneminde ek ödeneklerle ödenen maaşlar emeklilikte  yoksulluk düzeyine düşmektedir. İkinci iş bulurum diyerek emekli olan arkadaşlar piyasanın vahşi ortamında yalnız kalmakta, sağlıklarını yitirmekte ve ölüme daha hızlı yaklaşmaktalar.

Çalışma bakanı ,”çıkardığımız kanunlarla Sosyal Güvenlik sistemini rayına soktuk”, diyor.Yani iktidar,  mevcut durumumuzda her hangi bir değişikliği düşünmüyor.

Demokrasi için mücadele etmeyi gündemine almamış bir STK iktidarın yedeğine düşer.

 

 

Ekonomik sorunlarımızla boğuşurken laiklik ve çağdaş yaşam da tehlikeye girmiştir. Bu anlamda bir kısım laik değerlerin de erozyona uğradığını görürüz.

İktidar eğitim alanında Eğitim-Birsen sendikası ile çalışıyor. Okullarda laik eğitimi sürdürecek öğretmen bırakılmadı.

 Eğitim Birsen eğitim alanında yetkili sendika oldu. Bildiğiniz gibi Eğitim Şürası düzenlendi.Eğitim-Birsen’in önerdiği Dinsel motifler ve  din derslerinin   ilkokul 1. Sınıfa indirilmesi önerildi.Milli Eğitim Bakanlığı danışıklı olarak alınan kararları uygulama hazırlığında.

Eğitimciler çıkarılan genelgelerle şehir dışına sürülüp emekliliğe  zorlanıyor.

Ülkemizde evrensel boyutla eşzamanlı sanayi devrimi oluşmadığından sendikalaşma ve sivil yapılar gelişememekte , bu nedenle hak alma mücadelesinde kalıcı bir güce ulaşılamamaktadır.

Emekliler adına federasyon çatısı ile sosyal konseyde  hükümetle pazarlık yapmalıyız . Hükümetlerin yanlış politikalarını sergilemeliyiz.STK olarak hükümetlerin yedeğine düşmemeliyiz.

Çalışanların sendikaları da bir gün kendilerinin de emekli olacaklarını  bilerek hükümetlerle pazarlıklarını ona göre yapmalı. Bu anlamda biz de çalışanların sendikaları ile işbirliği içinde olmalıyız.

Çalışanlara verilen maaş zammı ve seyyanen zamlar emeklilere de yansıtılmalı. Her ne kadar grev yapamıyorsak da sendikal haklarla daha da yetkili olabiliriz diye düşünüyorum.

   Siyaseten çözümler beklerken arkadaşlarımızla birlikte yapabileceklerimiz de var.

    Yaşadığımız kentlerde Kent Konseyleri içinde emekli meclislerinde çalışabiliriz. Kentli ve kentli hakları açısından ,Kent demokrasileri açısından Kent Konseyleri  önemli. Yerelden ulusal  ve evrensele Demokrasiye ulaşmak için  çalışma alanları  yaratmalıyız. Kent Konseylerinin değerleri ile Sosyal Demokrat değerler çakışmaktadır. Bu nedenle  kent konseyi çalışmaları içinde olmalıyız.

     Biz emekli dernekleri ve sendikaları aynı zamanda Demokrasi mücadelesi veren kurumlar özelliğini gösterebilmeliyiz. Bunun İçin de hayatın içinde olan arkadaşlarımızla dayanışma içinde olmalıyız.

Emekli aynı zamanda yaşlı olmaya başlamıştır. Fiziksel kısıtlılıklarla emeklilik hayatın kırılma noktasıdır. Sosyal ve kültürel yaşamdan kopmamak için lokal ve dinlenme yerleri oluşturabiliriz

Emekli öğretmenler derneği olarak İstanbul ilçelerinde dernek lokalleri kurmaya çalışıyoruz. Dernek lokallerimizde buluşup dertleşiyor.Yalnız kalmıyor.Ortak sorunlarımızı konuşuyor,

dertleşiyoruz.

 Lokal yerlerinin olanaklarına göre deneyimli eğitimciler olarak çevremizde öğrencilerin ev ödevlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu anlamda sağlık emeklileri ile eğitim emeklileri sağlık ve eğitim alanlarımızda dayanışma içinde olabiliriz. .

Ancak belediyelerimiz yer sağlamak konusunda bize yardımcı olabilirler. Bu konuda bir yardım görmüyoruz.

Dayanışma içinde olmak umuduyla saygılar sunuyorum.

                                                     Erdoğan Kadir Karadeniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gezilerimiz

BALTIK GEZİSİ